"Şüphesiz ki bütün edebiyatlar, nesillerin ifadesidir."
A.Hamdi TANPINAR
Hayata güzel bakmak ve hayatı güzelleştirmek edebiyatın işlevlerindendir. Edebiyat, işlevine uygun işlendiğinde öğrencilerde estetik duygu ve heyecan uyandırma vazifesi görür. Duygulu, iradeli, milletini olduğu gibi anlayan, seven, medeniyet değerleriyle barışık bir neslin yetiştirilmesi için gerekli olan önemli araçlardan biri de şüphesiz edebiyattır.
“Sanat, bir heyecan seyyalesiyle kilometrelerin ve asırların ayırdığı kalpleri birleştiren büyüdür.”
Cemil MERİÇ
Sanatın varlığı insanın varlığı kadar eskidir. Mağara duvarlarına çizilen resimlerden tuvallere fışkırtılan boyalara sanat, insanla beraber nefes almış, insan var oldukça da nefes almaya devam edecektir.
"Anlayış ve bilgiye tercüman olan dildir, insanı aydınlatan dilin kıymetini bil.”
Yusuf Has Hacib
Dil insanın duygu ve düşüncelerini aktardığı, kültür ve hayat tecrübesini yansıttığı bir araçtır. Dil, sadece iletişim amacıyla kullanılmaz, aynı zamanda bu iletişim sonucu doğan kültür unsurlarının da nesilden nesle aktarılmasını sağlar. Dolayısıyla medeniyetlerin birbirini tanıması için ana dillerinin yanında diğer dilleri öğrenmeleri en temel ihtiyaçlarındandır.
Müzik dünya barışının yegane elçisi, duygulara tercüman, ruhlara doktor, iyi bir dost güvenli bir liman gibidir.
Dünya kardeşliği ve barışın yegâne elçisi olan müzik sanatı, çocukların eğitiminde eşsiz bir yer tutar. Müzik sanatı kendi ile barışık, toplumda sorunları çözebilen iyimser bireyler yetiştirmenin çok önemli bir unsurudur.
“Müdahil bir bilgi, yani, mesul bir bilim üretebilmek için”
Pierre Bourdieu
Bilim kavramı; bilgi kaynağı olarak bilim, bilgi birikiminin oluşma süreci olarak bilim ve bir kurum olarak bilim şeklinde üç farklı anlamda kullanılmaktadır. Bir bilgi kaynağı olarak bilim ise; “dünyaya dönük sistemli bilgiye yol açan bir etkinlik”* olarak tanımlanabilir. Bu çerçevede toplumu ve insan ilişkilerini inceleyen bilimler, sosyal bilimler adıyla anılmaktadır. Sosyal bilimler toplumsal gerçekliği daha iyi kavrama ve de ona etki etme imkanı veren iki yönlü doğası nedeniyle bildiklerimizle özgürleşmemizi sağlayabilecekken aynı zamanda özgürlüklerimizin kısıtlanmasına da neden olabilecek bir potansiyele sahiptir.
Medeniyet harmanı diyebileceğimiz topraklarda yaşayan bizler, kadim tecrübemiz itibariyle insanlığın düş ve düşün dünyasına altın kalemlerle nakşedilecek eserlere imza attık.
Ana yurt Orta Asya’da başlayan hikayemizin İslam diniyle kesişmesi sonrası suyundan içip ekmeğinden beslendiğimiz coğrafyaların artması ve farklı kültürlerle etkileşim, zengin bir bilgi ve keşif literatürünün oluşmasını sağladı. Bu literatür, edebiyattan coğrafyaya, fenni ilimlerden sanata, riyaset tarihinden sosyal bilimlere bir dizi alanı kapsar.
“Kesin olarak ilan edilen, düzenli ve hakiki olan gerçeğin
bütününü kapsamak için asla yeterli değildir.
Hayat her zaman her kabın kenarından taşmıştır”
Boris Pasternak
Örgün öğretimde öğrenciler öğretim sürecinde temel bilimlerde müfredata uygun rutin problemleri belirli standart yöntemlerle çözebilmeyi öğrenmekte, problem çözmenin kendisini öğrenememektedirler.